Hangi Hastalık İçin Hangi Yiyecek
Doğa bir eczane
gibidir! Tahıl, sebze ya da meyvelerde bulunan çeşitli maddeler,
vitaminler;depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi gelir. Urfa`nın
acı pul biberinin cilde yararlı, teni güzelleştiren maddeler içerdiğini,
İlaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da o, olduğunu söyleyen
Londra Üniversitesi uzmanlarının hazırladığı doğal savaş programında
hangi hastalığa karşı neler yemeniz gerektiği anlatılıyor.
GRİP
Satsuma: (Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde
öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en
etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi
riskini de azaltır.
Tarçın: (Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta
yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal
ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.
Hardal: ( İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı
olur. Sindirim sistemini düzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir
çay kaşığı alınmalıdır.
Nane: (İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücuda giren
grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma
riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi
hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.
DEPRESYON
Avokado: ( Sindirimi çok rahat olan bu meyvayı özellikle yeni doğmuş
bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz. İçerdiği E vitamini kalbe
iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan
uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını
ayarlar. Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur. (Zayıflamak
isteyenler dikkat: Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu
yememenizi öneririz.)
Çikolata: ( Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı,
magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik
rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak
durmalıdır.
İstiridye: ( İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü
artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek
olan istiridye, enerji verir. (Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın
iki katıdır.)
Patates: ( Orta boy bir patates,bir insanın bir gün içinde alması
gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin
kendisini yenilemesini sağlar.
İDRAR YOLLARI
Nane: İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal
işlevini görmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobunakarşı
savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır.
Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi
hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Ancak nane çayını
aç karnına değil, tok karnına içiniz.
Elma: İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü
düşürür, sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki
sorunları giderir.
Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok
fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.
ALERJİ
Kayısı: İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri
kontrol altına alarak,kanseri önler. Bir kayısı ne kadar parlaksa,
içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir. İçerdiği kalsiyum ve
magnezyum, gırtlak yanmalarını engeller. Kuru kayısıya rengi bozulmasın
diye eklenen sülfür dioksit, astım gibi alerjilere iyi gelir.
HEMOROİD (BASUR)
Hindistan cevizi: İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur
tedavisinde birebirdir. (Dikkat! Ancak fazlası basur için tehlikelidir.)
KARIN AĞRISI
Papatya çayı: Bağırsak yollarında toplanan gazı çıkartır, sindirim
sistemini düzenler, mide ağrısını keser.
KARACİĞER
Enginar: Cynarine adlı madde sayesinde en sert yiyecekleri dahi
sindirimine yardımcı olur.Karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma,
artirit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere şiddetle tavsiye
ederiz.
Meyan kökü: Dünya üzerinde birçok kabile yüzyıllardır ülser, artirit,
bronşit ve karaciğer rahatsızlıklarına karşı meyan kökünü "doğal ilaç"
olarak kullanır. Adrenalini yükseltir, insanın strese girmesini
engeller, kan basıncını düşürür.
Zerdeçal: Karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra sindirime de yardımcı
olur.
DİŞ
Ekmek: Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20
dakikada bir saldırır. Ekmek,dişleri korur. Gün boyunca 6 ila 11 dilim
ekmek yiyin.
Meyve: (Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.
Sebze: (Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.
Yoğurt veya beyaz peynir: Eğer yemekler arası atıştırırken diş
sağlığınızı düşünüyorsanız,kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih
edin.
Muz: Yüksek miktarda karbonhidrat içerir. Zengin bir potasyum
kaynağıdır. Bu mineral, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun
düzenli olmasını sağlar.
TANSİYON
Rezene: İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler. Sağlıklı kan
hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur.
Rezene çayı sindirim için iyidir.
Tahıl: Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez
kimyasal maddesi içeriyor. Bu sayede kanın damarlardan daha rahat
geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla
kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler.
Un: Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir. B vitaminleri, E
vitamini, demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.
Karaciğer: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, cilt ve keskin gözler için
gerekli olan A vitamini açısından zengindir. Küçük bir porsiyonu günlük
A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.
SİNDİRİM SORUNLARI
Arpa: İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini
vücuda direnç kazandırır.Ayrıca ABD`deki bir araştırma, 6 ay boyunca her
gün arpa ürünü şeylerin yenmesinin kolesterol oranını yüzde 15
düşürdüğünü kanıtladı.
Yoğurt: Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını
karşılar. Meyvalı yoğurtlara 3 çay kaşığı şeker eklendiği için şeker
oranları daha yüksektir. Yoğurttaki potasyum, kan basıncı ve kalp
atışlarını düzenler. Midenin yiyecekleri düzenli olarak öğütmesini
sağlar...
KİLO KAYBI
Çikolatalı puding: Bu sayede vücuttaki kan istediği protein ve
mineralleri alır. İngiliz Sağlık Bakanlığı, kilo kaybı yaşayanların
günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesini tavsiye ediyor.
Peynir: 100 gramında 78 kalori bulunuyor.
Yumurta: Günde 2 yumurta kadınların günlük protein ihtiyacının 4`te
1`ini, erkeğin ise 5`te birini karşılar. A,D,E ve B vitaminleri içeren
yumurtadaki selenyum maddesi, bebeklerde sindirim sorunlarını çözer,
yetişkinleri de kansere karşı korur.
Dondurma: Günde 2 top vanilyalı dondurma yemek, insan vücudunun günlük
protein ihtiyacının yüzde 20`sini karşılar.
Salam: B vitamini, demir, sodyum ve potasyum deposudur.
MENOPOZ
Nohut: Sebze hormonu "fitoöstrojen" içerir. Bunlar östrojenin vücuttaki
etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur. Sebze
proteininin en zengin kaynaklarından birisidir.
Kola: Kafein vücudun yorgunluğunu alır ve konsantrasyonu sağlar.
Üzüm: İçerdiği "elajik" asit sayesinde menopozun neden olduğu kemik
erimesine karşı korur. Kandaki östrojen seviyesini yükselterek de
menopoz semptomlarını en aza indirir.
Kuru erik: Sadece iki-üç adet yemek dahi vücudun ihtiyacı olan
antioksidanları karşılar. İdrar yolları kaslarını rahatlatır. Bu da
kolon kanserine karşı korur. Demir, A vitamini, B6 vitamini ve potasyum
içerir. İçerdiği yüksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz
dönemindeki kadınlarda östrojen seviyesini dengede tutar.
Tatlı patates: Adrenal salgılayan bezleri güçlendirerek vücuda enerji
sağlar. Fosfor, magnezyum, kalsiyum, C vitamini, potasyum ve folik asit
içerir.
ROMATİZMA
Enginar:Vücuttaki zehiri atma etkisi sayesinde başta romatizma olmak
üzere gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir. Folik asit ve
potasyum kemikleri güçlendirir.
Domates:C vitamini boldur.
Tahıl: İçerdiği doğal kimyasallar, romatizmanın yol açtığı eklem
yanmaları ve romatizmal ağrıları hafifletir.
Kekik:Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların
parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma
ağrılarını büyük oranda azaltır.
Zencefil: Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını
artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.
SİSTİT
Kuşkonmaz:Folik asit, C ve E vitaminleri içerir. Yenilen besinlerin
vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar. Karaciğer ve böbreklerin
çalışmasını kolaylaştırır, destekler. Bu nedenle doktorlar, sistit
hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.
KANSIZLIK
Hurma:Türüne göre değişse de hurmaların birçoğu yüksek oranda demir
içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal
müshil etkisine sahiptir. Kurutulmuş olanlarına göre daha yüksek oranda
su ve daha düşük kalori içerir.
İDRAR VE BÖBREK
Pancar:Böbrekleri çalıştırır. Önemli bir potasyum kaynağıdır. Vücuttaki
tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının
çalışmasını destekler.
Kavun:Orta boy bir kavunun yarısı, günlük C vitamini ihtiyacını tamamen
karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar antioksidan, yani
vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır. Yüksek
miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.
DİYABET
Kuru fasulye: Lif açısından zengin bir besindir. Bu da diyabet riskini
büyük oranda azaltır.İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere
dönüştürmesi uzun sürer.
Mercimek: B vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, fosfor ve magnezyum
içerir. Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını
düşürür. Bu nedenle diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir
besindir.
BAŞ AĞRISI
Nane: Nane çayı baş ağrılarını dindirmek için birebirdir. İçerdiği
mentol ve mentol doğal yağları sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de
sahiptir.
Biberiye:Kimyasal içerikleri sayesinde doğal bir ağrı kesici görevi
görür.
Çikolata: Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve
demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını
dindirir.
VÜCUT SU TUTMUŞSA
Kuş üzümü: 100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının tam 3 katını
karşılar. Antibakteriyel ve yanmayı önleyici etkileri vardır. Zengin
potasyum ve düşük tuz içeriği, dehidratasyonu olanlar için önemli bir
doğal ilaçtır.
Kabak: 100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının 4`te birini
karşılar. Yüksek orandaki potasyum sıvı-tuz dengesini sağlar.
Tahıl: İdrar yollarını açıcı, çalıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri
sayesinde dehidratasyonu rahatsızlığı bulunanların mutlaka yemeleri
gerekir. Mideyi rahatlatıcı özelliği vardır.
EĞER MİDENİZ RAHATSIZSA
Tarçın:Mide yanmalarını ve kusma hissini alır.
Hindistan cevizi: Sütlü içeceklere eklendiği zaman mideyi gevşetici ve
gazını alıcı bir etki yaratır. Mide bulantılarını önler.
Lahana: Mayalanma sırasında laktik asit üretir. Bu da sindirim
sistemindeki zararlı bakterileri öldürerek sindirime yardımcı olur.
GUT (DAMLA HASTALIĞI)
Hamsi:Omega-3 yağı açısından çok zengindir. Kolesterol seviyesini
düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi ve
dolayısıyla da felç geçirme riskini düşürür. Haftada en az 1 kez yemek
gerekir. Kalp hastaları için bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalıdır.
ADET SANCISI
Muz:İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi
sancılarını büyük oranda azaltır. Doğal bir ağrı kesici gibidir.
Tarçın:Koli basilinin üremesini önler. Limon çayına balla birlikte
eklenerek içildiğinde hem nezlenin yol açtığı boğaz ağrılarına hem de
adet dönemi sancılarına iyi gelir.
HAMİLELİK
Enginar:Bol miktarda folik asit ve potasyum içerir. Düşük yağ oranı,
sindirimi kolaylaştırıcı etkisi, antioksidan özellikleri sayesinde anne
adayı ve bebeğin sağlığına önemli faydaları vardır.
Böğürtlen:E vitamini içerir. Vücuttaki zararlı besin atıklarının
temizlenmesini sağlar. C vitamini boldur. Cenini korur.
ÇÖLYAK HASTALIĞI
Kestane: Önemli bir enerji kaynağıdır. Kolayca sindirilebilir. Çölyak
hastaları için buğday içermeyen un kaynağı olabilir. E ve B6 vitaminleri
içerir. yağ oranları düşüktür.
TİROİD
Midye:Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği
selenyum minerali tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.
FELÇ
Turunçgiller:C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı
antioksidanlar sayesinde atardamarların, kalbin zarar görmesini önlüyor.
Portakal içerdiği folik asit, kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde
sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.
Hamsi:Kolesterolü düşüren ve kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol bol
var.
ASTIM
Soğan:Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt
bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. Soğan; kemik erimesine
de iyi geliyor.
ARTİRİT
Enginar:Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir. Bu
nedenle artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye
ediliyor. Cynarine adlı madde, karaciğer ve safra kesesinin
rahatsızlanmasını engelliyor.
STRES
Mayan kökü:Antivirüs etkisi vardır. Karaciğeri korur. Adrenalin
salgılanmasını dengeler. Stresle başa çıkabilmek için gerekli olan
kortizol hormonunu salgılatır.
Lahana:Ülseri olan kişiler için tonik, yani mideyi temizleyici etki yaratır. Yüksek oranda C vitamini içerir. Kırmızı lahana vücutta antioksidan özelliğe sahip A vitamini içerir. Kanseri önleyici etkiye sahiptir.Çiğ olarak salatalara katılması tavsiye edilir.
KEMİK ERİMESİ
Kayısı:Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.
Süt:Kalsiyum, protein, B2-A-E-D vitaminleri, folik asit, fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum, D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır. Bunların eksikliği kemikleri eritir.
ARAÇ TUTMASI
Zencefil: Sindirime yardımcı olur. Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır. Seyahatin ve otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.
CİLT SORUNLARI
Papatya:Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir. Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir. Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.
Acı pul biber: Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.
Portakal suyu:Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar. İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur; cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.
Portakal yağı:Susam yağıyla karıştırılarak kullanıldığında iyi bir cilt yağı elde edilir.Ayrıca;selülitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.
LAKTOZ DAYANIKSIZLIĞI
Badem:Yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, E vitamini, B2 vitamini, antioksidan içerir. Bu nedenle laktoz (süt şekeri) dayanıksızlığı bulunan ve günlük gıdalar yiyemeyen kişiler için badem ideal bir besin kaynağıdır.
KALP
Bezelye:Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de çok önemli.
Kepekli Ekmek: Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır.Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.
Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor. İçerdiği ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken,kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür.Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.
Çikolata:E vitamini, magnezyum ve demir; kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.
Elma: Günde 5 adet yiyin.
Mısır Gevreği: Günde 1 tabak yeterli.
Salatalık:Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık, kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir.Unutmadan ekleyelim. Salatayı soymadan yiyin. Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.
Yumurta:Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği, kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.
Sarımsak:Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak, sindirim sisteminden, kansere, kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yaralı. Ancak hamileler dikkat olmalı. Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar. Günde bir diş yeter.
Humus:E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.
Kavun:Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15`ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.
Süt:Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk ve genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi tavsiye ediliyor.
Şeftali:Bir şeftali, günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvanın koyu renklilerini tercih edin. Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi, kalp ve kansere karşı faydalıdır.
Pirinç:E ve B12 dışında tüm B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.
Tuz:Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler. Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir. İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu, aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.
Çay:Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. İngilizler, özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.
Ton Balığı: Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir. Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.
Hindi Eti: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.
Karpuz:Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80`nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.
KANSER
Kayısı:Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir. Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.
Tahıllar:Arpa, mısır, buğday, yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir. Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır. Tahıl ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.
Fasulye:Fasulye, C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. B vitamini de seks hormonlarını kuvvetlendirir.
Pancar:Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağlardan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Amerikalı uzmanlar pancar suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.
Lahana:Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesi içerir.
Havuç:Tam 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koymuştur. Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.
Nohut:Yağ düzeyi düşük olan ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, bakır, manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir. Göğüs kanserine karşı korur.
İncir:Potasyum, demir ve kalsiyum içerir. Sindirim sistemine yardımcı olur. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.
Sarımsak:Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere, yüksek kolesterole, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır.
Fındık:Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından en zengin besinlerin başında gelir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur.
Mercimek:B vitamini, demir, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve potasyum içerir. Lifli özelliği kandaki kolesterol oranını düşürür, şeker ve kalp hastaları için yararlıdır.
Zeytinyağı:İçindeki omega yağ asitleri, kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir. Bu sayede kalp krizi, felç, kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir.
Soğan:Bağışıklık sistemini güçlendirir. İçerdiği allicin ve sülfür; mide ve bağırsak kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Son araştırmalar kemik erimesine karşı, peynir ve sütten daha etkili olduğunu göstermiştir.
Şeftali:Teki bile insanın C vitamini ihtiyacının yüzde 50,sini karşılayabilir. Sindirimi kolaydır. Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir. Bir tanesinde 33 kalori vardır.
Pirinç:Pirinç mükemmel bir enerji kaynağıdır. E ve B vitaminleri açısından zengindir. Bağırsak kanserine karşı koruyucu olan pirinç, kolesterolü düşürerek kalp krizi riskini de azaltır.
Çilek:Kolesterol düzeyini düşürür ve sindirim sistemini düzenler. Ellegic asit adı verilen kansersavan bir maddeyi de içerir.
Domates:Likopen açısından zengin ender bitkilerden biridir. Likopen, pankreas gibi çeşitli kanser hastalıklarını önleme konusunda hayati önemdedir. C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini azaltır.
GÖZ
Mısır:Zeaksantin adlı bir bitkisel bileşim içerir.Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır.
Ispanak:Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir.Pişirdikten sonra hemen tüketin; beklemesi halinde içindeki yararlı maddeler toksik maddelere dönüşebilir.
BAĞIRSAK
Elma:Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır. Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler
Şifalı Meyveler,Şifalı Meyveler Yararları,
Elma: Böbeklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder.
Kayısı: Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır.
Muz: Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir.
Vişne: Mineral ve vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir.
Greyfurt: Sindirimi uyarır. Diş etlerinin kanamasını azaltır, soğuk algınlığına iyi gelir. Lifleriyle yenirse, kolesterolü düşürür.
Portakal: Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder.
Mandalina: Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır.
Üzüm: Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler. Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir.
Kavun: Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğu’nca tavsiye edilmiştir.
Karpuz: Kabuğundaki çinko iktidarsızlığa iyi gelir. Böbreği temizler.
Kiraz: Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür.
Armut: Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır.
Çilek: Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir.
Sivribiber: Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir.
Brokoli: Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır.
Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir, erkeğin cinsel gücünü artırır.
Havuç: Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder.
Salatalık: Kasları gençleştirir. Deri hücrelerine elastikiyet verir.
Sarmısak: Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır.
Ispanak: Karaciğeri, lenf bezlerini ve kan dolaşımını uyarır.
Ağız etrafı sivilceleri
- Tahriş reaksiyonları
- Kortizon kullanımı
- Ultraviyole ışıları
- Hormonlar
- Diş macunları
- Diğer faktörler:
LAZERLE SİVİLCE AKNE TEDAVİSİ
SİVİLCE İZLERİNİN TEDAVİSİ
- Yüzeyel sivilce izleri
- Derin sivilce izleri
- Keloid
Akne ve Rozase Arasındaki Farklar
Akne , Sivilce nedir , nasıl tedavi edilir ,
Sık Sorulan Sorular
Bir ayda kaç kilo kontrol edebilirim , nasıl yapıyorsunuz ?
Her insanın metabolizması farklı çalışır,bu nedenle alınan sonuçlar da kişiye göre değişmektedir.Buna yaşam tarzı,yeme alışkanlıkları,genel sağlık durumu da etki edebilir.
Sizinle yapılacak olan görüşme sonrasında, vücut tipinize, amaçlarınıza, zamanınıza ve bütçenize uygun olan beslenme programınızı bulacaksınız. Zaman içerisinde gelişmeleriniz danışmanınız tarafından incelenecek ve programlar gerekirse değiştirilecek. Karşılaştığınız tüm sorunlarda veya aklınıza takılan ve bilgi almak istediğiniz konularda danışmanınıza online olarak ulaşabilecek ve kendisinden bilgi alabileceksiniz.
Ürünlerinizin reklamı niçin yok ?
Çalışma sistemimize göre ürünlerimizin reklamı tv,gazete,dergi vs.medya aracılığı ile yapılmaz.Memnun müşterilerimiz yeni müşterileri getirirler.En iyi reklam da memnun müşterinin yaptığı reklamdır.Ürünün reklamını sonuç almış kişiler ürünü birbirlerine tavsiye ederek kendiliğinden yapar.
Ürünlerinizi nereden satın alabilirim ?
Danışmanınız ile görüşme yaptıktan sonra başvuru formunuzu dolduracaksınız,sonrasında kullanmanız gereken ürünler belirlenecek ve size özel hazırlanmış programa başlayacaksınız.
Bu ürünler sadece kilo kontrolü için mi kullanılır ?
Hayır. Bu ürünler tamamen beslenme ürünleridir. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı onaylıdır, yani gıdadır.Kesinlikle ilaç değildir. Kullanılan ürünler ve kullanma şekli farklı olmakla beraber kilonuzu kontrol etmenizi sağlamaktadır.Genelde strese maruz kalanlar,enerji problemi yaşayanlar,kilosu fazla ya da eksik olanlar ürünlerimizi tercih etmektedirler.
Bazı sağlık problemlerim var ama kilo kontrolü yapmam da gerekiyor,ne yapmalıyım ?
Danışmanınızla görüştükten sonra ürünleri kullanmaya başlayabilirsiniz.Şeker hastaları da olmak üzere yemek yiyebilen herkes bu ürünleri kullanabilir.Sizin için de özel bir program hazırlanır.
Ürünleriniz güvenilir mi ?
Herbiri birbirinden değerli bilimsel tıp danışma kurulu üyeleri tarafından hazırlanan ürünlerimiz ile %100 sonuç garantisi ve 30 gün para iade garantisini sunarak size hizmet vermekteyiz.Bunu başka hiçbir firmada bulamazsınız.
ALIŞVERİŞ & ÖDEME İŞLEMLERİHerbalislife.com'da doğrudan ürün satışı yapılmamaktadır.Öncelikle ihtiyacınız olan ürünler belirlendikten sonra danışmanınızın önerdiği ürünleri alabilirsiniz.
Kilo Vermenin Sırları
Malum; kıyafetler özgürleşecek, fazlalıklar paltoların ardına saklanamayacak, kilolar gitmediği taktirde deniz keyfi bir “sendrom”a dönüşecek...
Hareketsizlik, stres, fast-food ve atıştırma alışkanlığı, uykusuzluk ya da fazla uyuma, yağlı yiyecekler... Ve maalesef kaçınılmaz bir gerçek bir gerçek; şişmanlık..
Tüm dünyada gittikçe grafiğini yükselten obezite artık bir hastalık konumunda. Her beş kişiden birinde mutlaka görülen bu durum, sağlığı bir hayli tehdit ediyor. Fiziksel aktivitede azalma, beslenme alışkanlıkları, yaş, cinsiyet (kadın), ırksal faktörler, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı, sigarayı bırakma ve alkol risk faktörleri arasında.
Dengesiz ya da fazla beslenme beraberinde kalp, tansiyon, damar tıkanıklığı, kolesterol ve şeker gibi birçok hastalığa davetiye çıkarıyor.
Kışın alınan kilolar, yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bir anda verilmek isteniyor ve çare şok diyetlerde bulunuyor. “1 haftada 5 kilo vermek” gibi bir mucize olarak görülen kısa süreli diyetler, sağlık açısından ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Sindirim ve sinir sistemi bozuklukları, kansızlık, yorgunluk, halsizlik, baş dönmeleri, bulantı ve kusma bunlardan sadece bir kaçı... Bilinçsiz beslenme, yetersiz besin öğeleri metabolizmayı bir anda çökertiyor. Kilo kayıpları yağ yerine su ve kastan oluyor. Metabolizmanın yavaşlaması, verilen kiloların ve hatta daha fazlasının belli bir süre sonra hızla alınmasına neden oluyor.
UZMANLARDAN TAVSİYELER....
Zayıflamak isteyen bir kişi öncelikle beynini bu koşula hazırlamalı, bir uzmana başvurmalı ve hedef belirlemelidir. Az, sık ve öz yemelidir. Uzun vadeli diyetler uygulamalıdır. Kilo almanın temelinde yatan atıştırma ve hareketsizlik gibi alışkanlıklarından vazgeçmelidir. Günlük alınan kalori miktarından 500-1000 kalorilik kısmının az alınması haftada ortalama 1 kilo verilmesini sağlar ve doğru olan da bu ölçüdür. İstenilen kiloya ulaştıktan sonra mutlaka koruma programına geçilmelidir.
“İDEAL KİLO VERME”NİN SIRLARI...
- Yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve vücut analizinize göre uygun bir beslenme programı takip edin.
- Açlık hissettiğinizde bisküvi, kek, börek vb. gıdaların yerine önce bir bardak su içmek ve meyve, kepekli kraker, yoğurt, beyaz peynir, kuru erik, 3-4 adet ceviz gibi hafif ve sindirimi kolay yiyecekler atıştırın.
- 3 ara öğün ve 3 ana öğün yemeyi alışkanlık edinin ve asla aç kalmayın.
- Günde ortalama 45 dakika yürüyüş yapın.
- Günde 8-10 bardak su için.
- Kan şekerini hızla yükseltip düşürmeyen, tokluk hissi veren, kepekli ve lifli yiyecekleri tercih edin. Üç beyazı (şeker-un-tuz) listenizden çıkartın.
- Kızartmayı sofranızdan uzaklaştırın, onun yerine ızgara, haşlama ve buğulama türüne yer verin.
- Uyku düzeninizi dengede tutun. Çok uyku kadar uykusuzluk da kilo aldırır, çünkü az uyku sinir sisteminin dengesini bozar, stres yaratır ve bu da paralel olarak atıştırma eğilimlerini arttırır.
- Reçeli kendi öz şekeriyle yapın.
- Alkol alımını azaltın.
- Sigara, kahve ve kafeinli içecekler kan şekerini düşürerek şekerli gıdalara saldırmaya neden olduğu için bunlardan uzak durun.
- Hazır gıdalar ve asitli içecekleri hayatınızdan çıkarın.
- Zayıflama ilaçlarından kaçının. Çünkü bitkisel zayıflama ilaçları; vücutta B1 vitamini (thiamin) eksikliğine yol açıyor, karbonhidrat metabolizmasını etkiliyor, istem dışı göz kayması, yürümede dengesizlik ve sinirlilik gibi sinir sistemi bozuklukları yaratır.
- Tartılmayı alışkanlık haline getirin ve eğer mümkünse yediklerinizi not edin.
- Kırmızı et tüketimini en aza indirin, onun yerine belirli ölçülerde tavuk ve balık tüketin.
- Yiyecekleri çok çiğneyin, porsiyonları azaltın, sofradan tıka basa tok olarak kalkmayın.
- Meyve ve tatlıyı yemekten yarım saat sonra yemeyi tercih edin.
- Sofranızda “Omega 3” ve “Omega 6”ya yer verin. Omega 3; ceviz, fındık, soya fasulyesi, lahana, ıspanak, brokoli, marul, kanola bitkisi, soğuk su balıkları, balık yağı ve Omega 6 da ayçiçeği, mısır, soya ve tahıl ürünlerinde bulunur.
- Eğer kabızlık sorunu ile karşı karşıyaysanız; bol sebze ve salata yiyin, spor yapın ve bol su için.
- Ekmek sepetini sofranızda bulundurmayın ve asla televizyon karşısında yemek yemeyin.
- Katı yağ yerine sıvı yağ kullanın ve et yemeklerine yağ katmayın.
- Mutlaka bir endokrinoloji uzmanına başvurun. Çünkü hormon bozukluğu da hızlı kilo alma ve gayret gösterilse de kilo verememe gibi sorunlar yaratır.
O yüzden aşağıdaki hormon değerlerini kontrol ettirin.
Tiroit hormonu: Tiroit bezi T4 ve T3 adlı iki tip hormon salgılar. Tiroit hormonu azlığı metabolizmayı yavaşlatarak daha fazla kilo verilmesini önler.
İnsülin hormonu: Bu hormon kanda çok yüksekse kan şekeri düşer. Bu da şekerli gıdaları daha çok tükemeye neden olur.
Ghrelin hormonu: Mideden salgılanan bu hormon, kilo vermeye başladıkça kanda artmaya başlar ve kişiyi yemek yemeye yöneltir.
Oreksin: Beyinden salgılanan bu hormon da zayıfladıkça yemek yemeyi artırır.
Leptin: Yağ dokusundan salgılanan bu hormondaki değişiklikler de kilo vermeyi önler. Yağ kaybettikçe veya kilo verdikçe kandaki leptin hormonu düşer. Düşük leptin düzeyleri beyni uyararak yemek yemeyi artırır

